Tiran Avrupa’nın en az tanınan başkentlerinden ve bu, şimdi onun avantajı. Şehir otuz yıl önce gri beton yığınıydı, sonra belediye binaları renkli boyamaya başladı ve merkez tanınmaz hâle geldi. Fiyatlar düşük, insanlar misafirperver, Azerbaycan vatandaşları için ise giriş rejimi rahat. Aşağıya iki günlük güzergâhı ve sahile çıkış seçeneklerini yazdım.
Skanderbeg meydanı ve renkli binalar
Merkezdeki Skanderbeg meydanı araçsız ve çevresinde Millî tarih müzesi, Ethem Bey camisi ve saat kulesi duruyor. Cami on dokuzuncu yüzyıldan kalma ve duvar resimleriyle ayrışıyor, komünizm döneminde kapalıydı, şimdi açık. Müzenin cephesindeki mozaik ülkenin tarihini tek bir panoda gösteriyor.
Blloku semti bir zamanlar yalnızca parti yöneticilerine açıktı, şimdi ise şehrin en canlı yeri sayılıyor, kafeler ve restoranlar orada. Enver Hoca’nın evi o semtte ve dışarıdan bakmak mümkün.

Sığınaklar ve Dajti dağı
Arnavutluk’ta yüz binden fazla beton sığınak yapılmış ve bu, komünizm döneminin en tuhaf mirası. Onlardan ikisi şimdi müze. Bunk’Art 2 merkezde ve içişleri bakanlığının tarihine ayrılmış. Bunk’Art 1 ise şehrin kenarındaki devasa yeraltı sığınağı ve beş katlı.
Dajti dağına teleferikle on beş dakikada çıkıyorsunuz ve yukarıdan bütün şehir görünüyor. Piramit denen eski bina yakın zamanda yenilendi ve şimdi kültür merkezi, üstüne merdivenle çıkmak mümkün. Şehir turlarını ve günlük gezileri önceden almak Arnavutluk’ta ulaşım tarifesiyle uğraşmaktan rahat.
Tiran’dan sahile ve dağlara
Durres limanı otobüsle bir saat ve en yakın plaj, ama su orta kalitede. Asıl sahil güneyde, Himara ve Ksamil dört beş saat yol istiyor, buna karşılık su Karayip renginde. Berat ve Gjirokastra şehirleri UNESCO listesinde ve taş evleriyle tanınıyor, her ikisi de iki üç saat.
Ülkede tren neredeyse çalışmıyor, otobüs ve minibüsler ise tarifesiz hareket ediyor. Araba kiralamak çok rahat bir seçenek, yollar son yıllarda epey düzeldi. Uzun mesafeler için önceden ayırtılmış transfer kalabalık gidildiğinde ucuza geliyor.
Ayrıntılı okuyun: Arnavutluk gezi rehberi: Tiran, Ksamil sahili, ulaşım, mutfak ve bütçe
Tiran’da yemek ve fiyatlar
Arnavut mutfağı Balkan ve İtalyan etkisini birleştiriyor. Tavë kosi denen yoğurtlu kuzu yemeği millî sayılıyor. Byrek denen katmerli hamur işi sokak yemeği ve bir avroya geliyor. Ülke nüfusunun büyük bölümü Müslüman, o yüzden helal yemek bulmak sorun değil.
Fiyatlar Avrupa’nın en düşüklerinden. Üç yıldızlı otel 35–65 avro, restoranda öğle yemeği 6–12 avro, kahve bir avro civarında. Nakit lek gerekiyor, kart merkezde geçiyor, dışarıda ise her zaman değil. Resmî turizm bilgisi albania.al sitesinde.
Tiran’da mevsim
Mayıs-haziran ve eylül-ekim en iyi aylar, hava 22–28 derece oluyor. Temmuz-ağustos 35 dereceye çıkıyor ve sahil doluyor. Kış ılıman, 8–14 derece, ama yağmur çok oluyor. Dağ bölgelerinde kar yağıyor.
Son söz
Tiran iki günlük bir başkent, asıl değeri ise ondan başlayan sahil ve dağ güzergâhlarında. Sığınak müzelerinden birini seçin, Dajti dağına çıkın, güney sahili için en az üç gün ayırın. Balkanları tek güzergâhta gezmek istiyorsanız grup turu programlarına bakın. Vize ve güzergâh için başvuru formunu doldurun.
Not: Yazıdaki fiyatlar yayımlandığı tarihe aittir ve mevsime göre değişebilir.