Türkiye denince akla deniz ve güneş geliyor, Trabzon ise bunun tersini sunuyor: yağmur, sis ve her yanı kaplayan yeşillik. Şehir Karadeniz kıyısında, arkasında ise birden yükselen dağlar ve yaylalar var. Bakü’den gidenlerin çoğu buraya yaz sıcağından kaçmak için geliyor. Üç gün şehir ve yakın çevre için yetiyor, dördüncü günü yaylaya ayırmak gerekiyor.
Sümela manastırı ve Trabzon’un kayaları
Sümela manastırı şehirden yaklaşık elli kilometre uzakta, kayanın yüzüne yapıştırılmış gibi duruyor. Bina dördüncü yüzyıldan kalıyor ve vadiden bakıldığında insana yapılmış değil, asılmış gibi görünüyor. Onarım çalışmalarından sonra yeniden açılmış, içerideki freskler ise asıl sebep.
Oraya sabah erkenden gidin, çünkü öğlen hem turist çok oluyor hem de sis kalkıp manzarayı kapatıyor. Yol dar ve dolambaçlı, kendi arabanızla gidiyorsanız yağmurda dikkatli olun. Girişten sonra merdivenler var, rahat ayakkabı gerekiyor.

Uzungöl ve yaylalar
Uzungöl dağların arasında, şehirden yaklaşık yüz kilometre uzaktaki göl ve Trabzon’un en tanınmış kartpostalı. Çevresinde ahşap evler, küçük restoranlar ve göl boyu gezinti yolu var. Hafta sonu kalabalık oluyor, o yüzden hafta içi gitmek daha iyi.
Asıl Karadeniz ise yaylalarda başlıyor. Hıdırnebi ve Çakırgöl şehre yakın, Ayder ise uzak, ama bulutun altında kalan otlaklar için gidiliyor. Yaz aylarında yaylalarda hava serin oluyor ve gece sıcak giysi gerekiyor. Yayla ve Sümela turlarını önceden almak yolu kendiniz aramaktan rahat.
Şehrin kendisi ve mutfak
Trabzon’un merkezi kompakt. Meydan denen ana alandan başlayıp Ayasofya’ya kadar yaya gitmek mümkün, Boztepe tepesinden ise bütün şehir ve deniz görünüyor. Atatürk köşkü beyaz ahşap bir bina ve bahçesiyle birlikte yarım saatlik bir durak.
Mutfakta birinci sırada kuymak duruyor, bu, erimiş peynirle mısır unundan hazırlanan bir kahvaltı. Hamsi mevsimi kışa düşüyor ve onlarca yöntemle pişiriliyor. Akçaabat köftesi ve Karadeniz pidesi ise her menüde var. Fındık bölgesi olduğu için tatlıların çoğu fındıklı.
Ayrıntılı okuyun: Türkiye gezi rehberi: İstanbul, Antalya, Kapadokya, Karadeniz ve termal kaplıcalar
Trabzon’da ulaşım ve bütçe
Havalimanı şehre yakın, merkeze yirmi dakikada varmak mümkün. Yaylalara ve Sümela’ya ise toplu taşıma zayıf, o yüzden ya tur ya da kiralık araba gerekiyor. Şehir içi otobüsler ucuz ve merkezi kapsıyor.
| Otel | Merkezde gecesi yaklaşık 35–70 avro |
| Uzungöl’de ahşap ev | Mevsimde fiyat iki katına çıkıyor |
| Öğle yemeği | Yerel bir yerde kişi başı 8–15 avro |
| Sümela günü | Yarım gün, giriş bileti ayrıca |
Oteli merkezde, Meydan’a yakın seçmek en rahat seçenek, çünkü akşam her yer yaya mesafesinde oluyor, otelleri merkeze yakınlığına göre süzmek bunu kolaylaştırıyor. Bakü’den mevsimsel direkt uçuşlar oluyor, Karadeniz yönündeki uçuş seçeneklerini önceden kontrol edin. Bölge hakkında resmî bilgi Türkiye’nin turizm portalında yer alıyor.
Trabzon’da mevsim
Haziran-eylül en uygun dönem, hava 22–28 derece oluyor ve yaylalar açık kalıyor. Burası Türkiye’nin en yağışlı bölgesi, o yüzden yazın da yağmurluk almak gerekiyor. Kış yumuşak, ama çok nemli geçiyor, yaylalara giden yollar ise karla kapanabiliyor. Sonbaharda fındık toplama bitiyor ve şehir sakinleşiyor, fiyatlar da düşüyor.
Kısaca
Trabzon bir deniz kaplıcası değil, dağ ve yeşillik yönü, yaz sıcağından kaçanlar için ideal bir seçim. Sümela’ya sabah gidin, Uzungöl’ü hafta içine bırakın, en az bir yayla gecesi planlayın, yağmura hazır olun. Karadeniz’i birkaç şehirle birleştirmek istiyorsanız Karadeniz güzergâhı üzerine tur tekliflerine bakabilirsiniz. Güzergâh için başvuru formunu doldurun.
Not: Fiyatlar ve yol durumu mevsime göre değişiyor, yolculuktan önce kontrol edin.