İstanbul’a ilk kez giden kişi genelde üç gün ayırıyor ve üçüncü gün yanıldığını anlıyor. Bu şehir iki kıtaya yayılmış, her mahallesi ayrı bir şehir gibi ve Sultanahmet’ten Kadıköy’e geçerken sanki ülke değiştiriyorsunuz. Bakü’den günde onlarca sefer var, Azerbaycan vatandaşları kimlikle gidiyor, dil sorunu yok; çoğumuzun oraya sık gitmesinin sebebi de bu. Aşağıya şehri mahalle mahalle yazdım, bir de hangi hataları yapmamak gerektiğini.
Kısaca İstanbul
| Ülke | Türkiye; şehir iki kıtada, 16 milyon nüfus |
| Dil | Türkçe; Azerbaycan diliyle tam anlaşma |
| Para birimi | Türk lirası (TRY); kart her yerde, çarşıda nakit |
| Belge | Azerbaycan vatandaşları: doğrudan uçuşta kimlik, aktarmalı uçuşta pasaport |
| En iyi zaman | Nisan-haziran ve eylül-ekim |
| Uçuş | Bakü’den 2,5 saat, günde onlarca sefer |
| Kaç gün | En az dört gün, rahatı beş |
Tarihi yarımada: Sultanahmet’te bir gün
Ayasofya, Sultanahmet camisi ve Topkapı sarayı birbirinden yüz adım uzakta. Sabah dokuzda Ayasofya’dan başlayın, yabancılar için giriş ücretli. Sonra meydanı geçip Sultanahmet camisine girin, namaz vakitlerinde kapı kapanıyor, saatler levhada yazılı. Topkapı için en az iki saat gerekiyor, Harem bölümü ayrı bilet ve bence değer.
Yerebatan sarnıcı yakında, içerisi serin ve karanlık, çocuklar bunu çok seviyor. Kapalıçarşı ile Mısır Çarşısı arası yürüyerek yirmi dakika, yol üstünde Nuruosmaniye camisini görüyorsunuz. Bir uyarı: bu bölgede restoran fiyatları şehrin geri kalanından iki kat pahalı, öğle yemeğine Kadıköy’e ya da Karaköy’e geçin.

Galata, Beyoğlu ve Boğaz
Galata kulesine çıkmak için kuyruk uzun oluyor, o yüzden sabah erken gidin, yoksa kuleyi aşağıdan fotoğraflayıp Karaköy’ün kafelerine geçin. Oradan İstiklal caddesine yürüyerek çıkıyorsunuz, eski tramvay caddenin ortasından geçiyor. İstiklal’in sonu Taksim, ama asıl ilginç yerler yan sokaklarda: Çiçek Pasajı ve Balık Pazarı gibi.
Boğaz vapuru bu şehirdeki en ucuz ve en iyi gezi. Eminönü’nden Şehir Hatları vapuruyla Anadolu Kavağı’na gidip dönüyorsunuz, birkaç saat sürüyor. Ortaköy ve Bebek sahilinde akşam yürüyüşü ayrı bir keyif. Boğaz turunu ve Adalar’a tekne programlarını önceden ayırttığınızda iskelede bilet aramıyorsunuz.
Asya yakası: Kadıköy ve Üsküdar
Biz genelde Laleli ve Fatih’te kalıyoruz, ama şehrin gündelik hayatı Asya yakasında. Kadıköy çarşısı, Moda sahili ve dar sokaklardaki esnaf lokantaları burada turistten çok yerliyle dolu. Üsküdar’da Kız Kulesi tam karşınızda duruyor, Çamlıca tepesinden ise iki yaka tek kareye sığıyor.
Bir kez oteli Kadıköy’de ya da Beşiktaş’ta tutup deneyin. Vapurla Avrupa yakasına yirmi dakika, fiyatlar aşağıda ve akşamları şehir bambaşka görünüyor. Balat ve Fener mahalleleri renkli evleriyle ayrı bir yarım gün.
İstanbul’da ulaşım: İstanbulkart ve vapur
İlk iş İstanbulkart almak; metro, tramvay, otobüs, vapur ve füniküler hepsi onunla çalışıyor. Kart makineleri her istasyonda. Marmaray hattı Avrupa ile Asya’yı dört dakikada birleştiriyor ve dünyanın en hesaplı su altı geçidi. Yeni havalimanından merkeze metro kırk dakika, HAVAİST otobüsü ise bir saat sürüyor. Uçuş tarafında İstanbul’a günlük seferlerin fiyatları yılın zamanına göre ciddi değişiyor, tarih netleşir netleşmez almak ucuza geliyor.
Taksi çağırmak için BiTaksi ya da Uber kullanın, sokakta el kaldırmayın. Trafik bu şehirde ciddi bir mesele, o yüzden günü tek yakaya planlayın: sabah Avrupa, akşam Asya deyin, yoksa günün yarısı yolda geçiyor. Gece inen uçuşla geliyorsanız ve bagajınız çoksa önceden transfer ayırtmak metro aramaktan rahat.
Ne yiyelim: balık-ekmek, meyhane, kebap
Eminönü’nde tekneden satılan balık-ekmek klasik, ucuz ve manzara bedava. Akşam yemeği için meyhane seçin, masaya onlarca meze geliyor, sonra ızgara balık. Kumpir Ortaköy’de, midye dolma her köşede, boza kışın. Adana ve Urfa kebabı için Kadıköy’ün ya da Fatih’in yerli ocakbaşılarına gidin, turist sokaklarından uzak durun.
Kahvaltı burada ayrı bir tören, “serpme kahvaltı” masayı dolduruyor, iki kişiye bir porsiyon yetiyor. Her şey helal. Musluk suyu içilmiyor, şişe su ucuz.
Ayrıntılı okuyun: Türkiye gezi rehberi: İstanbul, Antalya, Kapadokya, Karadeniz ve termal tatil yerleri
İstanbul’da mevsim ve fiyatlar
Nisan-haziran ve eylül-ekim ideal aylar, hava 18–25 derece oluyor, nisanda lale festivali şehri süslüyor. Temmuz-ağustos sıcak ve nemli, Boğaz’daki rüzgâr biraz kurtarıyor. Kış 5–10 derece, yağmurlu ve rüzgârlı, ama müzeler boş oluyor ve oteller ucuzluyor. Ocakta bazen kar yağıyor ve şehir bambaşka görünüyor.
Fiyata gelince, Sultanahmet’te üç yıldızlı otel 50–90 dolar, Beyoğlu’nda butik otel 80–150, Kadıköy’de daire 40–70 dolar. Müze biletleri yabancılar için pahalı, Ayasofya ve Topkapı birlikte 80 avroya yakın tutuyor. Yerel lokantada öğle yemeği 5–10 dolar, meyhanede akşam 20–40 dolar. Semt seçimi bütçeyi yarıya indirebiliyor, oteli metro hattına göre seçin. Resmî etkinlik ve müze takvimi Go Türkiye portalında.
İstanbul hakkında sık sorulan sorular
Kaç gün yeterli?
Dört gün ana yerler için asgari. Beş gün olursa bir günü Asya yakasına, bir günü de adalara ya da Balat’a ayırabiliyorsunuz.
Hangi semtte kalmak iyi?
İlk seferde Sultanahmet ya da Sirkeci rahat, her şey yürüme mesafesinde. İkinci kez gidiyorsanız Beşiktaş, Kadıköy ya da Karaköy şehri daha canlı gösteriyor.
Kimlikle gitmek mümkün mü?
Evet, Azerbaycan vatandaşları için Bakü’den doğrudan uçuşlarda yeni nesil kimlik kartı yeterli. Aktarmalı uçuşta ve kara sınırında pasaport gerekiyor, ayrıntılar Türkiye vizesi yazımızda.
Sonuç
İstanbul üç güne sığmıyor ve bu yüzden her defasında yeniden gidiliyor. Güzergâhı yakalara göre bölen, İstanbulkart alan ve turist sokaklarından bir durak öteye çıkan kişi şehri hem ucuz hem doğru görüyor. Kalabalık ya da bayram günlerinde gidiyorsanız Granit AS’in tur paketlerine bakmak zaman kazandırıyor. Seyahat planını birlikte kurmak için başvuru formunu doldurun.
Not: Yazıdaki fiyatlar yayımlandığı tarihe aittir ve mevsime göre değişebilir.